Şöyle bir durum var; Kamuda çalışanların hakları düzenlenirken ülke Norveçmiş gibi hareket edilmiş; kamu personeli (işçi, sözleşmeli dahil, hatta hakları memurdan daha iyi olabiliyor) özel sektörden daha imtiyazlı olmalı ki ülkenin zeki ve çalışkan insanları memur olmayı tercih etsin ve böylece devlet nitelikli, donanımlı ve güvenilir kişileri personel olarak istihdam etme şansına sahip olsun... Gayet mantıklı ama bence Norveç olmadığımız için itirazlar var;
Öncelikle kamuda artık sınavsız alım olan şehit yakını ve yetim kadrosu var. Sözleşmeli personel kadrosu var. Sınavla da olsa KPSS kadar zor olmayan engelli kadrosu alımı var. İnsanların memurlara bakış açısı değişmiş. Lisans bitiren birçok insan yukarıda saydığım memurları gördüğünde onların "memur olmayı hakketmediğini" düşünüyor. Yani neredeyse "böyle memur mu olur" demeye getiriyorlar ama diyemiyorlar da... Kıçım incindi, psikolojim negatif, soğuk aldım gibi nedenlerle rapor almalar... Geç uyudum geç kaldım, Ahmet merhaba dedi onu özledim erken çıkayım gibi sebeplerle (elbette müdürden izin alırken başka yalanlar uydurur) insanlar memurların doğru dürüst işe gitmediğini, çok imtiyazlı yaşadıklarını düşünmeye başladı bence.
Öte yandan kendi haline bakıyor; sabah akşam sümürüldüğü özel sektördeki işini bile zor bulabildi. Birçok hakkı verilmiyor, patronun saçma sapan psikolojisini çekiyor. Karşılığında aldığı maaş en düşük memurun aldığı maaşın yarısı kadar... Gerçekten işi varken bile gidemiyor, ailesine zaman ayıramıyor, karşılığında yine aç kalıyor. Hep ucuz gıdayla yaşamak zorunda, ailece bir yere gitmeyi bırak, evde bile kalamıyor yeteri kadar.
Norveç değiliz derken kastım özel sektördür. Oradaki adam sümürülüyor, hakları gasp ediliyor. Memurların durumu olması gerektiği gibidir "sadece sudan sebeplerle gelmeyen, rapor alan, geç veya erken çıkan" memurlara çözüm bulunmalı. Asgari ücret alan birine "şükret" diyen memur cidden ayıp ediyor. Doğrusu herkesin insanca yaşayabildiği bir düzenin kurulmasıdır. Önce bunun nasıl mümkün olduğunu öğrenmek lazım ki arz talep meydana gelsin.
İşte insanımız da Norveçli değil... Çözümü bilmiyor, "benim yok, Ali'nin niye var?" diye sitem ediyor genelde. Ve bunlar Lisans mezunu olanlar, yani sözde okumuş ve çözümü biliyor olması gereken insanlar. Bir şey bildikleri yok, okumayan Ayşe, Fatma annelerimiz gibi sadece kıskançlık duyuyorlar.